GÖRMEZDEN GELMENİN BEDELİ
05 Şubat 2026, Perşembe 16:27Kendi çıkarı için sesini çıkarmayanlar, çoğu zaman bunu akıllıca bir bekleyiş sanır. Oysa görmezden gelmek, pasif bir hâl değil bilinçli bir tercihtir. Ve her tercih, görünmese bile iz bırakır.
Haksızlık yaşanırken susmak, yanlış karşısında tarafsız kalmak değildir. Bu, düzenin devamına sessiz bir onay vermektir. Çünkü yanlış, en çok görmezden gelindiğinde cesaretlenir. Ses yükselmediğinde değil, vicdan sustuğunda büyür.
İnsan, kendine dokunmayan meseleleri yok saydıkça iç dünyasında bir denge kayması başlar. Bugün başkasının yükünü fark etmeyen, yarın kendi yükünü taşıyacak destek bulamaz. Enerji böyle çalışır. Verilen tepki kadar, verilmeyen tepki de kayda geçer.
Karma dediğimiz şey yapılanların intikamı değil, görmezden gelinenlerin hatırlatmasıdır. Hayat, “Ben o zaman sustum” cümlesini kabul etmez. Çünkü suskunluk da bir cevaptır ve her cevap gibi karşılığını çağırır.
Günün sonunda düzenler değişir, roller yer değiştirir. Güç sandığımız yerden çekilir. Ama enerji kalır. Ve o enerji, zamanı geldiğinde aynı soruyu sorar. “Sen oradayken neden sustun?”
İşte o an, görmezden gelmenin bedeli ortaya çıkar. Ne bir ceza gibi, ne bir tehdit gibi… Sadece yaşanarak. Ve insan şunu anlar: Bazı şeyler söylenmediği için değil, bilerek yok sayıldığı için ağırlaşır.
Didem TÜRKMEN


Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.